“İnsan hem âşık hem maşuktur. İmtihan da kulun aşkını ispatlama, aşkı kazanma imkânıdır.”
Pir Muhammed Hüseyin (R.A.)
“Kâfirler, Allah’ın kendilerini ne kadar çok sevdiğini bilseydi, utançlarından başlarını secdeden kaldıramazlardı.” (Hadis-i Şerif)
Allah kendisini inkâr edenleri, şirk koşanları bile başlarını secdeden kaldıramayacakları şekilde seviyorsa o halde kendisini seven, kendisini isteyen kullarını acaba nasıl seviyor, ne kadar seviyor! Allah’ın, mü’minlere olan sevgisini buradan anlamak gerekir.
Allah, kullarının küfrüne razı olmaz, şükrüne razı olur. Allah, yarattığı hiçbir kulun kaybetmesini istemez, hiç kimse yanlış yapıyor diye Allah’ın rahmetinin dışına çıkmaz; çünkü Allah her kulu için kazanma imkanını son nefese kadar tanır; yani saf aşk, saf güzellik olan Allah hiç şerri ister mi, bize tabiri caizse kucak açıp bir dost gibi, bir sevgili gibi her anda bize “gel” diyen, kendimizi defalarca çamura batırdığımız halde kirimizi defalarca temizleyen, eksiğimize, kusurumuza bakmayan, kendisinden uzaklaştığımız, dünyanın, nefsin girdabına kapıldığımız halde yine de bizden rahmetini kesmeyen ve ona vasıl olalım, ayna olalım diye imkanlar tanıyan Allah tapılmaya, âşık olunmaya layık değil midir! 99 canımız olsa her bir ismi için ona tek tek kurban etmemiz gerekmez mi! Allah’ı bilirsek, tanırsak onu sevmememiz, ona âşık olmamamız, onun aşkından kaybolmamamız hiç mümkün müdür!
Zaten Aşk Âşık Maşuk kitabını aşkın ne olduğunu anlayalım, gerçek âşığı bilelim ve asıl maşukumuzu tanıyalım diye hazırladık; çünkü Allah’tan, onu sevmekten o kadar uzaklaşmış ve aşk-ı ilahiyeye o kadar yabancı olmuşuz ki gerçek aşkın ne olduğunu unutmuş, kendimize sahte maşuklar, mahbuplar edinmiş, buna rağmen kendimizi de gerçek âşık sanmışız. Hâlbuki sevilmeye asıl layık olan, hakiki maşuk olan Allah’tır, âşık olan kuldur, aşk ise kulun Allah’a karşı duyduğu şiddetli muhabbettir; yani kul âşık, iman aşk, maşuk da Allah’tır. Bütün ibadetler de Allah’ın aşkını, muhabbetini, dostluğunu, rızasını kazanmamız için birer araçtır, Allah’a aşkı kazanmamız içindir.
Aslında Allah’ı sevmekten, ona âşık olmaktan başka seçeneğimiz de yoktur; çünkü her anda bize hayırla muamele eden, bizi sevdiği için rahmetiyle kuşatan Allah’tır; ama zahire takıldığımız, imtihanların arkasına bakmadığımız için her anda bize muamele edenin Allah olduğunu görmüyor, bu yüzden de Allah’a duymamız gereken sevgiyi başkalarına, başka şeylere karşı duyuyoruz.
“Bize bizden daha yakın, ihtiyacımızı, eksiğimizi, bizi bizden daha iyi bilen ve lütfunu, ikramını ona göre yapan, bize her anda hayırla, güzellikle muamele eden Allah sevilmeye layık değil midir!”
Pir Muhammed Hüseyin (R.A.)
Aşk Âşık Maşuk kitabında El Esmau’l Husna’dan örnekler vererek Allah’ın bize olan muamelesinde her şeyin bizim yararımız, hayrımız için olduğunu anlattık. Kardeşlerimiz kitabı okuduklarında Allah’ın her bir isminin kul için bir nimet olduğunu, Allah’ın bizatihi kendisinin bizler için başlı başına en büyük nimet olduğunu görecek ve anlayacaklar inşallah. Zaten kul, Allah’ın kendisi için bir nimet olduğunu bilirse hayatında hiçbir eksiklik hissetmez ve her şeyinin tastamam olduğunu bilir; çünkü Allah’ın varlığı bütün boşlukları doldurur. Rabbini bulan kişi başka hiçbir şey aramaz ve rabbinin rızasını kazanan birinin kaybettiği hiçbir şey de yoktur. Rabbini kaybedenin de kazandığı hiçbir şey yoktur, ölümle her şeyini kaybeder.
Aşk Âşık Maşuk kitabını gönlünü açarak okuyan kardeşlerimiz gerçek manada aşkın ne olduğunu, Allah’a neden âşık olmamız gerektiğini Allah’ın isimlerinden öğrenecek, Allah’a bu anlarına kadar su-i zanla yaklaştıklarını anlayarak boyun bükecek ve o mahcubiyetleriyle kendilerini seven rablerine dönecekler. Her bir bölümü okuyuşlarında ise Allah’ı biraz daha tanıyacak, marifetullah sahibi olacaklar ve Allah’a olan aşklarının, muhabbetlerinin gün geçtikçe arttığını kendi gönüllerinde hissedecekler, tadacaklar inşallah.
Ben Kimim
Rabb'inin İsmiyle Oku
Aşk Aşık Maşuk
Vuslat Yolculuğu
Ayetlere Dua ve İstiğfar ile Cevaplar
Gönül Yolculuğu
Fatiha Sûresi'nin Tefsiri
Kelime Manalı Nûzul Sırasıyla Kur'ân-ı Kerim ve Âyetlere Göre Genişletilmiş Meali
Kur'ân-ı Kerim ve Âyetlere Göre Genişletilmiş Meali 